İspanyol Devlet Televizyonu Eurovision’u Kararttı: Canlı Yayında İsrail Protestosu

İspanya devlet kanalı RTVE, Eurovision Şarkı Yarışması sırasında gerçekleştirdiği canlı yayında önemli bir protestoya imza attı. Ülkenin 1961 yılından beri devam eden bu yayın geleneği, bu yıl Viyana’da düzenlenen final yayını esnasında ekranları kapatarak “İnsan hakları yarışma konusu değildir” mesajını duyurdu.

Avrupa Yayın Birliği’nin, Rusya’yı men ederken İsrail’e kapı aralayan tutumuna sert bir tepki olarak değerlendirilen bu eylem, dünya gündeminde yankı uyandırdı. RTVE, yarışmanın başlangıç saatinde ekranlarını kapatarak, izleyicilere İspanyolca ve İngilizce dillerinde, “Eurovision bir yarışmadır, insan hakları ise değildir. Kayıtsızlığa yer yok. Filistin için barış ve adalet” mesajını verdi.

İspanya Başbakanı Pedro Sánchez, bu tarihi protestonun arka planında yer alarak, İspanya’nın Eurovision’a katılmama kararını “ilkesel bir duruş” olarak nitelendirdi. Sánchez, daha önce yaptığı bir açıklamada, RTVE’nin adaletsizliğe karşı durma kararı aldığını ve bu ilkenin İsrail söz konusu olduğunda da geçerli olması gerektiğini vurguladı. “Yasa dışı savaş ve soykırım karşısında sessiz kalmak bir seçenek değildir” diyerek, Gazze ve Lübnan’daki olaylara dikkat çekti.

İspanya’nın öncülüğündeki bu protestoya, İrlanda, İzlanda, Hollanda ve Slovenya gibi ülkeler de katılarak yarışmadan çekildi. Slovenya’nın kamu yayıncısı RTV SLO, alternatif bir yayın akışıyla “Filistin’in Sesleri” başlıklı belgeselleri izleyicilere sundu.

New York Times (NYT), Eurovision’un arka planındaki devlet destekli operasyonları da belgeleriyle ortaya çıkardı. İsrail’in, Eurovision sürecini uluslararası algıyı etkileme fırsatı olarak kullandığı ve “Hasbara” olarak bilinen dış iletişim biriminden Eurovision tanıtım faaliyetlerine en az 1 milyon dolar aktarıldığı belirtildi. Yarışma sırasında sosyal medya üzerinden yapılan çağrılarla, izleyicilere İsrail temsilcisine birden fazla oy vermeleri yönünde teşviklerde bulunulduğu kaydedildi.

Yarışmanın direktörü Martin Green’in, İsrail kamu yayıncısı KAN ile temasa geçerek, “Bir sanatçıya birden fazla oy verilmesi için doğrudan çağrı yapmak kurallarımıza aykırı” açıklaması ise bu tartışmayı daha da alevlendirdi. Eurovision’un geçmişteki siyasi krizleriyle hatırlanacak bu edisyonu, hem müzik hem de insan hakları açısından önemli bir dönüm noktası oldu.