ABD ile İran arasındaki son görüşmelerde neler yaşandığına dair önemli gelişmeler gündeme gelmeye devam ediyor. Girne Amerikan Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Poyraz Gürson, ABD’nin Hürmüz Boğazı’na yönelik uzun süredir gerçekleştirdiği askeri yığınağın, İran üzerinde doğrudan kara operasyonu planlamadığı şeklinde yorumladı. Gürson, ABD’nin geçmişte Küba’da uyguladığı deniz ablukasına benzer bir yaklaşım benimseyerek Hürmüz Boğazı’nı kontrol altına almayı hedeflediğini belirtti.
Gürson, ABD’nin öncelikli amacının Hürmüz Boğazı’nın açık tutulması olduğunu vurgularken, şu an için başka bir askeri hedefin bulunmadığını ifade etti. Bölgeye gönderilen deniz piyadeleri ve topçu tugaylarının, kara operasyonu işareti olarak algılanabileceğini ancak öncelikli olarak Hürmüz Boğazı’nın güvenliğini sağlama odaklı olduğunu açıkladı.
ABD’nin bu süreçte gerçekleştirdiği askeri operasyonların belirli bir strateji çerçevesinde yapıldığını dile getiren Gürson, özellikle Tahran’a ulaşım yollarının hedef alındığını ve bu sayede İran’ın büyük bir kısmı ile bağlantının kesilmeye çalışıldığını kaydetti. Hürmüz Boğazı çevresindeki küçük adalar üzerinde kontrol sağlamaya yönelik operasyonların da devam ettiğini ekledi.
Rejim değişikliği hedefinde de mesafe kat edildiğini söyleyen Gürson, “ABD savaşın süresini uzattıkça İran’daki rejimi de dönüştürüyor. İlk günden bu yana önemli değişiklikler sağladı,” dedi. ABD’nin izlediği stratejinin, İran’ı karıştırmaya devam etmek olduğunu belirten Gürson, bu süreçte acele etmeden adımlar atmaya devam edeceğini ifade etti.
Çin’in İran üzerindeki etkisinin de altını çizen Gürson, Tayvan yönetiminin Çin’e yaptığı son ziyaretin, küresel politikalar açısından önemli bir gelişme olduğunu vurguladı. “Çin, İran’ın en büyük destekçisi olarak sessizliğini korurken, ABD ile İran arasında gizli bir diplomasi süreci işliyor olabilir. Hürmüz Boğazı’nın güvenliği ile Tayvan’ın Çin’e katılması, birlikte gerçekleşebilir,” diyerek sürecin önemine dikkat çekti.
Gürson, uluslararası ilişkilerin karmaşık yapısında bu konuların izlenmesinin kritik olduğunu sözlerine ekledi.