23 Mayıs 2026 tarihinde Ankara Bölge Adliye Mahkemesi, Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP) 38. Olağan Kurultayı hakkında “mutlak butlan” kararı verdi. Bu kararın ardından CHP’nin Yüksek Seçim Kurulu (YSK) Temsilcisi Mehmet Hamidi Yakupoğlu, YSK’ye resmi bir başvuru gerçekleştirdi. Başvuruda, mahkeme kararının “madden ve hukuken uygulanamaz” olduğu belirtilerek, 2025 yılında gerçekleştirilen olağanüstü kurultay ve kongreler sonucunda düzenlenen mazbataların geçerliliğinin tespit edilmesi talep edildi.
Bütün dikkatlerin çevrildiği YSK, saat 17.30 itibarıyla CHP’nin itirazını görüşmeye başladı. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi, CHP Genel Merkezi tarafından kurultaya yönelik verilen tedbir kararına yapılan itirazı reddetti. Mahkeme, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 362. maddesine atıfta bulunarak, geçici hukuki korumaların temyiz edilemeyeceğini vurguladı.
Mahkeme ayrıca, CHP’nin 4-5 Kasım 2023 tarihlerinde gerçekleştirilen 38. Olağan Kurultayı’nın “mutlak butlan” nedeniyle iptaline karar verdi. Hükümde, kurultay sonrasında yapılan tüm olağan ve olağanüstü kurultaylar ile bu süreçte alınan kararların da geçersiz olduğu ifade edildi. Bu durumda Kemal Kılıçdaroğlu ve önceki parti organlarının görevlerine devam etmesine hükmedildi.
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, parti genel merkezinde yaptığı açıklamada, “mutlak butlan” kararına karşı Yargıtay’a itiraz ettiklerini ve YSK’ye başvuracaklarını belirtmişti. Özel, YSK’den kendisine tanınan görev çerçevesinde sorumluluk almasını beklediklerini ifade etti.
CHP, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi’nin 21 Mayıs 2026 tarihli “mutlak butlan ve ihtiyati tedbir” kararının iptali için YSK’ye itiraz dilekçesi sundu. Dilekçede, mahkeme kararının “madden ve hukuken icrasının imkansız” olduğu ifade edilerek, 2025 yılında gerçekleştirilen kurultay ve kongrelerde seçilen yöneticilere verilen mazbataların geçerliliğinin tespit edilmesi talep edildi.
Ayrıca, dilekçede Ankara Bölge Adliye Mahkemesi’nin “ihtiyati tedbir” kararının uygulanabilir olmadığı savunulmuştur. YSK’nın kesin karar verme yetkisine sahip olduğu vurgulandı. Bu gelişmeler, CHP’nin geleceği ve iç yönetimindeki belirsizlikler açısından büyük önem taşıyor.