Türkiye’de banka dışı finansman yöntemleri arasında dikkat çeken faktoring sektörü, artan faiz oranları nedeniyle KOBİ’lerin kısa vadeli nakit ihtiyacını daha fazla ön plana çıkarıyor. Bu alanda faaliyet gösteren Tam Finans, 2026 yılı için büyüme hedeflerini ve ilk çeyrek performansını açıkladı. Şirket, son 12 ayda yaklaşık 72 bin firmaya toplamda 3 milyar dolara yakın finansman sağladı. 2026’nın ilk çeyreğinde ise 36 milyar TL tutarında yeni finansman kullandırıldığı belirtildi. Yıl sonu hedefleri arasında yüzde 100 büyüme ve toplam 190 milyar TL ciro yer alıyor; bu da sektör ortalamasının oldukça üzerinde bir büyüme beklentisi anlamına geliyor. Geçtiğimiz yıl faktoring sektöründe büyüme oranı yüzde 39 seviyesinde gerçekleşmişti.
Faktoring iş modeli, geleneksel bankacılıktan farklı olarak kısa vadeli ve yüksek devir hızına dayanan bir yapı sunuyor. Şirket, genellikle 90 günü aşmayan vadelerle çalışmakta olup sağlanan finansmanın önemli bir kısmının yeni yatırımlar yerine mevcut borçların çevrilmesine yönlendirildiği ifade ediliyor. Bu durum, KOBİ’lerin finansmana erişimde yaşadığı zorlukların devam ettiğine dair önemli bir gösterge olarak değerlendiriliyor.
Şirket yönetimi, kredi değerlendirme süreçlerinde geleneksel yöntemlerin ötesine geçtiklerinin altını çizerken, asıl belirleyici faktörün finanse edilen faturanın dayandığı ticari ilişkiler olduğuna dikkat çekiyor. Ayrıca, sahada yapılan değerlendirmelerde sektör ayrımı gözetmeksizin ekonomik koşullar, iklimsel riskler ve jeopolitik gelişmelerin de göz önünde bulundurulduğu belirtiliyor. Risk yönetimi açısından ise ilginç bir yaklaşım ortaya konuyor; şirket, takipteki alacak oranı (NPL) gibi geleneksel göstergelerin sınırlı bir anlam taşıdığını savunuyor. Bunun sebepleri arasında müşteri portföyünün her üç ayda bir önemli ölçüde değişmesi ve işlemlerin kısa vadeli niteliği yer alıyor. Bu durum, sektörde riskin ölçülmesine dair alternatif bir bakış açısını ortaya koyarken, sürdürülebilirlik konusundaki endişeleri de beraberinde getiriyor.
Tam Finans’ın finansman yapısı bankalar, uluslararası finans kuruluşları ve sermaye piyasalarına dayanmakta. Elde edilen karın büyük ölçüde özkaynaklara eklenmesiyle büyümenin desteklendiği ifade ediliyor. Ayrıca, şirketin 2024’te Mısır merkezli finansal teknoloji şirketi MNT-Halan tarafından satın alınması, yabancı kaynak erişimi açısından önemli bir avantaj sağlıyor. Operasyonel noktada, şirketin 50 şube ve yaklaşık 1200 çalışanla faaliyet gösterdiği, yıl sonuna kadar 59 şubeye ulaşmayı hedeflediği bildiriliyor. Fiziksel büyümenin yanı sıra dijitalleşmenin de önemli bir unsur olarak öne çıktığı belirtiliyor; müşteriler, finansman taleplerini şirketin geliştirdiği mobil uygulama üzerinden başlatabiliyor ve faturalarını sisteme yükleyerek süreci hızlandırabiliyorlar.
Sektör uzmanları, faktoring şirketlerinin özellikle bankalara erişimi sınırlı olan mikro KOBİ’ler için kritik bir finansman alternatifi sunduğunu vurguluyor. Bununla birlikte, yüksek maliyetli bu modelin şirketler üzerindeki uzun vadeli etkilerinin dikkatle izlenmesi gerektiği ifade ediliyor. Tam Finans’ın agresif büyüme hedefleri, sektördeki rekabetin artacağını ve risk yönetimi kapasitelerinin daha fazla test edileceğini gösteriyor.
