Vakanüvis yazdı! Ali Sami Yen: Maksadımız, Türk olmayan takımları yenmekti

Ali Sami Yen: Maksadımız, Türk olmayan takımları yenmekti

Vakanüvis

Galatasaray, İngiltere’deki maçta Manchester United FC’ı 3-2 yendi. Başta taraftarları olmak üzere, futbol camiası coşku içinde. Hâttâ, futbolla hiç işi olmayanlar bile, millî hislerle bu güzel sonuca seviniyor. Yabancı, güçlü bir takımı, hem de sahasında yenmek, Türk futbolu adına gerçekten sevinilesi bir başarı. Bu sonuçla Galatasaray’ın kurucusu Ali Sami Yen’in daha kulübün ilk günlerinde dile getirdiği amacı da bir kez daha fiiliyat kazandı.

Yazar babanın, futbolcu oğlu…

Ali Sami Yen, ünlü ansiklopedist yazar Şemseddin Sami’nin iki oğlundan birisiydi. Tek başına, dokuz yıl süren bir emekle “Kâmûsü’l-A’lâm” isimli 6 ciltlik ansiklopediyi yazan, ilk modern Türkçe sözlük “Kâmûs-ı Türkî”yi – Yedi dil biliyordu – hazırlayan, Türk Edebiyatı’nın ilk romanı sayılan “Taaşşuk-ı Talat ve Fitnat” romanıyla geniş kitlelerce tanınan, Sefiller ve Robinson Crusoe romanlarını Türkçe’ye çeviren Şemseddin Sami’nin oğlu Ali Sami Yen, babasının ilgi alanlarıyla pek, hâttâ hiç meşgul olmamıştı. Onun için varsa yoksa futboldu.

Maksadımız, Türk olmayan takımları yenmek

İstanbul Kandilli’de 20 Mayıs 1886 tarihinde dünyaya gelen (ö. 29 Temmuz 1951) Ali Sami, öğrenim gördüğü Galatasaray Lisesinde bir futbol kulübü kurmaya karar vermişti. Galatasaray Spor Kulübü’nün “bir numaralı kurucu üyesi” olan Ali Sami, liseden mezun olduktan sonra 1910 yılında da “Galatasaray Müzesi”ni kuracaktı. Ali Sami, kulübün kuruluş günlerindeki hissiyatını şöyle anlatmıştı: “Galatasaray Lisesi’ndeki edebiyat dersinde, 1 Teşrin (Ekim) 1905’te bir futbol takımı kurmaya karar vermiştik. Maksadımız, İngilizler gibi toplu bir halde oynamak, bir renge ve bir isme malik olmak ve Türk olmayan takımları yenmekti.”

GS’ın adı az daha ‘İhtişam’ ya da ‘Cesaret’ oluyordu

Etrafına futbola meraklı arkadaşlarını toplayan Ali Sami, kulübün adıyla ilgili arayışlara girmişti. Özellikle bazı azınlıklara mensup arkadaşlarının, takımın adının “Gloria” (İhtişam) ya da “Audace” (Cesaret) olması yönündeki görüşleri ise fazla kabul görmemişti. Sonuçta Galatasaray adı, takımın yaptığı ilk maçta, Rum takımını 2-0 yendiğinde, seyircilerin onlardan “Galata Sarayı efendileri” diye söz etmeleri üzerine ortaya çıkmış, kurucular da bu ismi benimsemiş ve “Adımız Galata Saray olsun” demişlerdi.

1905 yılında kurulan Galatasaray, aynı yıl “İstanbul Ligi”ne katılmıştı. Takım, 1907-1908 sezonunda ise ilk şampiyonluğunu kazanmıştı. Yabancı takımlarla aynı ligde oynayan ve şampiyonluk yaşayan Galatasaray, 1911 yılında Macar Klojvar şehrinin takımıyla deplasmandaki karşılaşmasıyla da ülke dışına çıkarak ilk maç yapan takım olmuştu.

Topumuzu “Domuz Sokağı”ndan aldığım yağla yağlardık

Ali Sami Yen, takımın neredeyse hemen her şeyiyle ilgileniyordu. Gözü gibi baktıkları futbol topunun yağlanması işi de bunlardan biriydi: “Ben Reisliği, topu yağlayıp şişirmekle almıştım. Topumuza evladım gibi bakardım. Zaten varımız yoğumuz da toptu. Mektebe gelirken, (Karaköy’deki) Domuz Sokağı’ndan geçer, domuz yağı alırdım. Topu onunla yağlar, şişirirdim; yamasını da yeni pabucumdan kesmiştim. Bunu gören arkadaşlar, bana hepimizden fazla paye vermişlerdi. Yani o zaman Reislik ve diğer vazifelerde, payeyi en çok çalışan kazanırdı. Cevdet de İkinci Reisliği formaları yıkadığı için almıştı. Asım, her hafta arkadaşlardan birer kuruş toplamakta mahir olduğu için kendisini muhasebeci yapmıştık.”

Teknik direktörlük de yaptı

Ali Sami Yen, kısa bir süre Millî Takım Teknik Direktörlüğü’nü de yürütmüştü. Türkiye’nin ilk milli maçı olan 26 Ekim 1923 tarihindeki Romanya ile olan karşılaşmada millî takımın başında vardı. Taksim Stadı’nda oynanan maçta takımlar 2-2 berabere kalmıştı. 1924 Yaz Olimpiyatları’na katılan Türk kafilesinin başkanlığını yapan Ali Sami Yen, ayrıca 1926-1931 yılları arasında Türkiye Millî Olimpiyat Komitesi Başkanı da olmuştu. Kuruluşunda 1918 yılına kadar 13 yıl Galatasaray Spor Kulübü başkanlığını yürüten Ali Sami Yen, 1925 yılında bir kez daha (bir yıllığına) bu göreve gelmişti. 1905 yılında yönettiği Moda – Kadıköy karşılaşması nedeniyle, Ali Sami Yen’in ilk Türk hakem olma ihtimali de bulunuyor. Ali Sami, Soyadı Kanunu çıkınca, futboldaki azmini yansıtan “Yen” soyadını almıştı.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

xxx